Geçen hafta hikayesini anlatmaya başladığım
Julien Sorel, Latince öğretmeni olarak girdiği evde evin hanımına aşık olmuş,
onunla bir ilişki yaşamak için planlar yapıyordu. Madame de Renal ise
önce çekingen davranmasına rağmen sonradan Julein’in karanlıkta elini tutmasına
ve ilerleyen dönemde odasına gelmesini kabul etti.
Aynı evin içerisinde hanımın yardımcısı olarak
yaşayan Elisa da Julien’e aşık olmuş ve onunla evlenme hayalleri
kurmaktaydı. Julien Elisa’dan gelen teklifi kabul etmedi. Onun gözü
yüksekteydi.
O sıralarda hayali Verrier şehrine bir yabancı
ülkenin kralı gelecekti. Bu kral için karşılama töreni yapılacaktı. Gösterişli
atlara binen yakışıklı gençler mavi üniforma giyerek atlı muhafız olarak bu
karşılama töreninde yer alacaktı
Madame de Renal bu atlı muhafızlar arasında
Julien’i de görmek istedi. Beçanson şehrindeki bir terziye gizlice
üniforma sipariş etti. Tören günü Madame de Renal sevgilisini olan
bu yakışıklı adamı büyük bir gururla izledi.
Onlar için güzel bir gün geçmişti ama herkes
kıskandı. Şehrin ileri gelenleri kendi oğullarını muhafız alayında görmek
istiyorlardı. Bir köylü çocuğu olan Julien’in orada bulunmasına anlam
veremediler.
Madame de Renal çocuklarına düşkün iyi bir
anne akıllı bir eş ve Belediye Başkanının eşi olarak toplum içinde saygın bir
yere sahip olmasına rağmen adeta rüyada gibiydi. Yaptıklarının sonunun nereye
varacağını düşünemiyordu.
Bir malikanede yaşıyorlar, evde çalışanlar var,
bu gizli ilişkinin açığa çıkacağı belliydi nitekim dedikodular başladı. Julien
tarafından reddedilen Elisa durumu Mösyö de Renal’in rakibi Valenod’a ve
papazlara söylemişti.
O sırada ailenin üç oğlundan en küçüğü
hastalandı. Çocuk çok ateşlendiği için annesi paniğe kapıldı, bütün bunların
kendi günahından olduğunu düşündü ve dine döndü. Günah çıkarmaya gitmek
istiyordu. Julien’e evden gitmesi gerektiğini söyledi. Hiç olmazsa bir kaç gün
izin alacaktı.
Felaketler üst üste geldi. Valenod’un da, güzel
Madame de Renal’de aklı vardı. Bu fırsattan istifade kocasına imzasız bir
mektup yazıp onun Julien ile ilişkisi olduğunu haber verdi.
Mösyö küplere bindi. Madame de Renal orada bir
kurnazlık yaptı. Kendisine de böyle mektupların geldiğini bu adamın aileye
düşman olduğunu kendilerini mahvetmek için uğraştığını söyleyerek kocasından
Julien’e yol vermesini istedi.
Mösyö zaten karısının kendisini aldattığına
inanmak istemiyordu. Bu çözüm hoşuna gitti. Julien’e para verip Beçanson' daki papaz
okuluna gönderdiler.
BEÇANSON
Kilise okulunda Julien zorluk çekti orada da
kıskançlıklar, arkadan iş çevirmeler vardı.Kendisini çok belli etmemesi,
sınavlarda en yüksek notu almaması gerekiyordu.
Bir müddet sonra kimden olduğunu bilmediği
para ve kilise okuluna yardımlar gelmeye başladı. Geyik ve yaban domuzu gibi av
hayvanları vurulduktan sonra hediye olarak geliyor parayı gönderen de Paul
Sorel olarak görünüyordu. Aslında Paul Sorel diye biri yoktu. Herkes Julien’in ailesinin
çok zengin olduğunu zannetti ve ona karşı tavırlar değişti. "Ye kürküm,
ye" dünyası başlamıştı.
Ancak din adamları arasında da gruplaşmalar
vardı. Oranın başpapazı ve Julien’i himayesine almış olan rahip Pirard
istifa etmek zorunda kaldı ve birlikte Paris’e gittiler.
PARİS
Burada Julien kendisine kimin para
gönderdiğini anladı. Marki de Molle adında bir aristokrat, rahip
Pirard’ın arkadaşıydı. Rahibin ona bir iyiliği dokunmuş o da rahibe para vermek
istemiş rahip reddedince o da rahibin himayesindeki Julien’e yardım etmişti.
Gene bu rahip vasıtasıyla Julien, Marki’ nin
sekreteri oldu. Onun malikanesinde yaşıyor, markinin çeşitli işlerine
bakıyordu.
Rüyasında göremeyeceği bir hayata kavuşmuştu.
Paris sosyetesinin ortasındaydı. Her gece davetler, operalar, tiyatrolar böyle
bir hayat yaşıyordu. İşinde başarılıydı. Marki onu takdir ediyordu.
Çevresindeki insanlar da biraz taşralı diye alaycı davranıyor ama zekasına da
hayran kalıyorlardı.
Bu evde de aşk kapıyı çaldı. Marki’nin kızı Matilda
Julien’e aşık oldu, mektuplar yazmaya başladı. Julien önce böyle bir kızın
kendisini seveceğine inanmadı. Kız hem çok güzel hem çok zengin hem de epeyce
mağrurdu. Bir kraliçe edasıyla dolaşıyor, bütün asil aileler de onu oğullarıyla
evlendirmek istiyordu.
Ama o Julien’de farklı birşey görmüştü, o da
Madame de Renal gibi hayal alemine daldı ve Julien’i odasına davet etti. Onun
hayalinde romantik bir aşkın kahramanı olmak vardı.
Bu iki kadının arasındaki fark, Madame de
Renal çok utangaç çekingendi, Julien’in ısrarıyla aralarında bir ilişki
başlamıştı. Fakat Matilda daha istediğini elde etmeye alışmış bir kadındı. O
Julien’e talip oldu ve bu konuda ısrarcı oldu.
Yalnız beraber olduktan sonra pişman oldu. “Ben
şimdi bir marangozun oğluyla mı evleneceğim?” dedi ve Julien’e soğuk
davranmaya başladı.
Julien de ona soğuk davrandı ama içten içe
üzüldü. Tanıdığı bir Rus asilzadesine Matilda’nın ismini vermeden durumu anlattı
ve akıl sordu. Adam ona Matilda’yı kıskandırmasını salık verdi.
Artık Julien başka kadınlarla konuşuyor,
Matilda’ya bakmıyordu. Bu duruma Matilda tahammül edemedi yeniden onu odasına
davet etti. Hamile olduğunu açıkladı ve onunla evlenmek istediğini söyledi.
Marki’ye bu durumu nasıl söyleyeceklerdi?
Matilda babasına bir mektup yazarak durumu
anlattı Julien ile evlenmek istediğini söyledi.
Marki önce çok sinirlendi sonra razı geldi.
Julien’e paralar verildi, bir soyluluk unvanı uyduruldu. Orduya girip rütbe
sahibi olması sağlandı. Jet hızıyla onu kendilerine uygun bir damat haline
getirdiler.
Fakat....
Julien Cennet bahçesine düşmüş gibiydi ama
biri durumu Verrier’e haber verdi. Dedikodu yayıldı. Madame de Renal’in günah
çıkardığı kilisenin papazı genç kadını Marki’ye bir mektup yazmaya ikna etti.
Julien’i kıskanan Madam de Renal onun kötü
biri, fırsatçı bir servet avcısı olduğunu yazdı.
Marki fikrini değiştirdi, kızını Julien’e
vermeyecekti.
O sırada Julien görevle başka bir yere
gitmişti. Matilda ona mektup yazıp "herşeyi kaybettik babam bizi
evlendirmeyecek" dedi.
Kötü Son- VERRİER
Keşke Matilda ile evlenip hayallerine
kavuşsaydı, çocuğunu kucağına alsaydı. Roman öyle bitseydi... İyi olurdu ama
öyle bitmedi.
Matilda’dan haberi alan Julien derhal
Verrier’e gitti. Bir silah alıp, kilisede dua etmekte olan Madam de Renal’i
vurdu.
Hemen yakalanıp hapsedildi. Eski sevgilisini
öldürdüğünü zannediyordu ama Louise de Renal sadece omuzundan yaralanmıştı. Hapishaneye
gelip onu affettiğini söyledi.
Haberi alan Matilda’da hemen geldi avukat
bulup Julien’i kurtarmaya çalıştı.
Julien kendisini savunmadı avukat da istemedi
ve giyotinle idam edildi.
Esasında kendisini çok sevmiş olan Madam de
Renal bir kaç gün sonra üzüntüden öldü.
Diyeceksiniz ki böyle bir şey olur mu? Olmuş.
Esasında buna benzer bir hikayeyi Stendhal gazete haberinden okuyup, bundan
aldığı ilhamla derin bir psikolojik roman yazmış.
Romandaki Semboller
Kırmızı ve Siyah
Kırmızı aşk, ihtiras, kan, ölüm, Napolyon’un
ordusunu akla getiriyor.
Siyah ise kilisenin rengi. Julien her iki evde
ve kilise okulundaki öğrenciliği sırasında hep siyah giyiyor. Kendi tercihi
değil, kendisi için yaptırılmış olan kıyafetler öyle. Siyah aynı zamanda insan
karakterinin karanlık tarafını kötülükleri içten pazarlıkları sinsiliği temsil
ediyor.
Mavi
Mavi kitabın isminde yer almıyor ama soyluluğu
simgeliyor. Napolyon zamanında verilmeye başlanan Legion d'Honneur madalyasını
mavi kurdelesi, Madame de Renal’in ona giydirdiği mavi muhafız üniforması,
Marki de Mole’un ona onunla eşit olarak, aynı sosyal seviyeye mensup biri gibi
konuşmak istediğinde giymesini istediği mavi takım elbise.(Bu
konuşmalarda ona çalışanı gibi değil de arkadaşı gibi davranıyor
"siz" diye hitap ediyordu), Matilda’nın salonda oturduğu mavi
kanepe evde Julien’in yanlışlıkla kırdığı mavi Çin porseleni antika vazo.
Bunlar hep ulaşılmaz bir aristokrasi simgesiydi
Merdiven
Her iki kadınla da buluşmaya giderken kadınların
odalarına bahçeden merdiven dayayıp çıktı. Yükselme arzusunu ifade ediyor.
Duvarlar
Evlerin çevresindeki büyük duvarlar
aristokrasinin kendisini “halktan ayrı ve ulaşılmaz” gösterme arzusunu
simgeliyor.
Romanın Dualist yapısı
Romantizm
Realism
Kadercilik
Ayna simgesi- romanın topluma ayna tutması
Paris
Taşra
Liberalizm
Royalizm-Kraliyetçilik
Devrim
yanlıları Kraliyet
yanlıları
Kilise içindeki ayrım:
Jesuitler(Cizvit
rahipleri) Jansenistler
Kraliyet
yanlısı
Gerçek dindar
KARAKTERLER
Madame de Renal
Anne
Aşık
Sadık
eş
Aldatan Kadın
Aklı
Başında
Duygularına kapılan kadın
Matilda
İçten
pazarlıklı
Kendisini Julien’in kölesi gibi hayal eden romantik
Manipule
eden
Hayal aleminde yaşayan
Kraliçe edasıyla
emreden
Kurban
Julien Sorel
İçten
pazarlıklı
Samimi aşık
Şüpheci
Dugularına kapılan
Kıskanç
Duygusal
Her karakterin bir gerçek yönü bir de toplum
içinde taşıdıkları maske var. Julien hayatı boyunca hep rol yaptı, kendinden
üstün gördüğü aristokrat sınıfa dahil olabilmek için hep kendisini olduğundan
farklı göstermek istedi. Gerçekten ne düşündüğünü söyleyemedi ta ki sonunda mahkeme
sahnesine kadar. Orada artık hapiste yalnız geçirdiği günlerin etkisiyle
değişti. Artık rol yapmayacak kendisini kurtarmak için bile olsa bu aristokrat
sınıfa boyun eğmeyecekti.
Böyle bir kitap karmaşık fakat o kadar güzel
yazılmış o kadar ince işlenmiş ki okumanızı tavsiye ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder