HAYVAN ÇİFTLİĞİ
İngiliz yazar George Orwell’in Hayvan Çiftliği
adlı eseri 20. Yüzyılın en bilinen kitaplarından biridir. Bir anlatıcının
ağzından anlatılan masal İngiltere’de bir çiftlikte geçer.
Çiftlik sahibi Mr.Jones hayvanlarına iyi
davranmayan çok çalıştırıp az besleyen biridir. Çiftlik hayvanları sürekli
eziyet çekmektedir. Mr. Jones alkol bağımlısı olduğu için bazen sızıp kalır, çiftlik
çalışanları da durumdan istifade kendi aralarında eğlence düzenler. Böyle bir
kaç gün sonunda aç kalan hayvanlar ayaklanır, isyan çıkarır.
Yaşlı bir domuz olan Old Major bu
ayaklanmayı teşvik eder. Bir rüya gördüğü, bu rüyada insanların artık
hayvanlara eziyet etmediği ve kendi özgür iradeleriyle yaşadığını anlatır.
Hayvanlar eşit olacak hiç bir insana güvenilmeyecektir.
Domuzlar arasında üç lider belirir bunlar
Animalizm doktirinin kurar. Napolyon, Snowball ve Squaler
bu ayaklanmayı idare ederler. Yiyecek deposu basılır ve hayvanların karnı
doyurulur. Onları durdurmaya çalışan insanlar da çiftlikten kovulur.
Çiftliğin adı “Hayvan Çiftliği” olarak
değiştirilir, Old Major’un fikirleri duvara yazılır. En çok EŞİTLİK vurgulanır.
O sırada ineklerin sağılması gerektiği fark
edilir. İki gündür ssağılmayan inekler rahatsızdır. Hemen bu işin nasıl
yapılacağını öğrenen domuzlar inekleri sağarak kova kova süt toplar. Taze yağlı
süt herkesin iştahını kabartır. Ama “şu anda yapacak çok iş olduğu ve sütün önemli olmadığı”
söylenerek hayvanlar hasat yapmaya yollanır.
Geldiklerinde süt kovaları ortadan
kaldırılmıştır. “ Süt ne oldu?” denilince “aslında bu sütün domuzların hakkı
olduğu çünkü onların beyinlerinin çalıştığı ve bu çiftliği onların yönettiği
dolayısıyla onların daha çok enerjiye ihtiyaç duyduğu” cevabı alınır.
Sütler domuz yemine karıştırılmıştır.
Bir müddet sonra elma zamanı gelir. Herkes
taze elmalara iştahla bakarken aynı gerekçeyle elmaların da domuzların hakkı
olduğu söylenir.
Hayvanlar eskisinden de çok çalışmalarına
rağmen şikayet etmezler çünkü bu çiftliğin kendilerine ait olduğuna
inanmaktadırlar.
Diğer komşular Mr. Jones’a yardım edip
çiftliği tekrar ele geçirmeye çalışırlar. “Ahır Savaşı” adını verdikleri bu
savaştan hayvanlar galip çıkar, insanlar çiftlikten tekrar atılır.
Napolyon yeni doğum yapmış bir köpeğin
yavrularını alarak tavanarasında bakmaya başlar. Snowball ise yeni bir öneriyle
gelir, yel değirmeni inşa ederek çiftliğin elektrik ihtiyacının karşılanmasını
ister. Bu fikir kabul edilir çalışmalar başlar ancak Napolyon ve Snowball
arasındaki rekabet dolayısıyla Napolyon bir darbeyle tek başına idareyi ele
geçirir ve Snowball’u çiftlikten gönderir.
Yetiştirdiği köpekler artık büyümüş tam dokuz
adet canavara dönüşmüştür. Artık kimse Napolyon’a muhalefet edemez. En ufak bir
karşı çıkma veya soru sormada köpekler hırlar veya muhalefet edenleri parçalar.
Başlangıçta çiftlikte bir duvara Animalizm’in 7
prensibi yazılmıştı. Bu maddeler ihtiyaç oldukça değiştirilir.
Esasında insanlarla hiçbir şekilde ilişki
kurulmayacaktı ama Napolyon para kazanmak için komşu öiftliklerle alışverişe
başlar.
Mr. Jones’un evine yerleşir onun gibi içki
içmeye ve kumar oynamaya başlar.
Çiftliğin en kuvvetli hayvanı Boxer isimli bir
attır. En çok o çalışır. İşler yolunda gitmezse “ Ben daha fazla çalışacağım”
der. Bu sözleri slogan haline getirir. Daha sonra buna énapolyon ne derse
halkıdır” desturunu da ekler.
Ne var ki o da artık yaşlanmıştır. Bir gün
yığılıp kalır. Diğer hayvanlar yardım eder. Veterinere götürülmesi gerekirken
Napolyon onu mezbaha ya gönderiri. Bu durumu sadece okuma yazma bilen bir eşek
anlar çünkü Boxer’ın götürüldüğü at arabasının üzerinde mezbahane yazısını
görür.
Bir kaç gün sonra “Yok, siz yanlış
görmüşssünüz, Boxer veterinere götürüldü ama tüm uğraşılara ramen
kurtarılamayıp öldü” derler. Diğer hayvanlar buna inanır.
Aldığı parayla Napolyon daha fazla içki alır.
Hayvanların belli bir süre çalıştıktan sonra emekli edilecekleri hayali artık
kalmamıştır.
Bu arada çiftliğe gelen bir karga Şeker
dağından söz eder. Bu hayvanların ölünce gideceği cennettir. Orada istedikleri
otları ve şeker dağından topladıkları şekerleri yiyebileceklerdir.
Artık çiftliğe diğer insanlarda gelip gitmeye,
Napolyon’a çiftliği ne kadar iyi idare
ettiğini söylemeye başlamışlardır. Napolyon ve diğer domuzlar eskisi gibi
değildir.
Artık çiftlik evinde yaşıyor, insanların
yatağına yatıyor ve Mr. Jones un kıyafetlerini giyiyorlar. Bu durum hayvanların
garibine gider. Artık duvardaki 7 prensip kalkmış yerine sadece “Bütün
hayvanlar eşittir” yazısı kalmıştır. O da değiştirilir. “Bütün hayvanlar
eşittir ama bazıları daha eşittir” yazılır.
Hayvanlar evin etrafına toplanıp içerideki
partiyi izlemeye başladıklarında Napolyon ile gelen misafirlerden birinin
arasında kumar oynarken kavga çıkar. İkisi de aynı kağıdı atmıştır. Biri hile
yapmıştır ama kim?
Hayvanlar içerideki domuzlara bakarlar,
bakarlar artık hepsi birbirine o kadar benzemiştir ki hangisi insan hangisi
domuz ayıramazlar.
GEORGE ORWELL
George Orwell 1903 yılında Hindistan’da doğmuş,
Birinci Dünya Savaşı yıllarını İngiltere de öğrenci olarak geçirmiş, savai
sonrası 1922 yılında memuriyete girerek Burma’ya gönderilmiş, orada Britanya
İmparotorluğunun sömürge polisi olarak görev yapmıştır. Burma’da gördüğü
eşitsizliklerden ve halkın yaşadığı zorluklardan üzüntü duyarak bu görevden
istifa etmiş yazar olmaya karar vererek Avrupa’ya dönmüş. Paris ve Londra’da
işçi sınıfı arasında yaşamış. Orada üst sınıf aksanı ve eğitimiylle dikkati
çekmiş ama yine de işçilerden iyi muamele görmüş sonra bu iki şehirde
gördükleriyle ilgili yazılar yazmış.
İspanya iç savaşına önce gazeteci olarak
gitmiş sonra Franco’ya karşı savaşmış. Ikıncı Dünya Savaşı yıllarını
İngiltere’de geçirmiş, önce Hayvan Çşftliği sonra 1984 adlı totaliter rejimleri
eleştiren kitaplarını yazmış ve 1884’ü hasta yatağında daktiloya çekip
bitirdikten sonra veremden vefat etmiş.
SOVYETLER BİRLİĞİ ELEŞTİRİSİ
Hayvan Çiftliği kitabında Mr. Jones Çarlık
rejimin ve devrilen Çar Nikolas’ı temsil ediyor.
Old Major bir teorisyen Karl Marx ve Lenin
gibi sistemin temelini atıyor. Napolyon hem Fransız devriminden sonra gücü
eline geçirip kendisini İmparator ilan eden gerçek Napolyon’u hem de Sovyetler
Birliğinde bütün gücü elinde toplayan Stalin’i temsil ediyor.
Çiftlikten kovulan Snowball Troçki, hiç
durmadan çalışan beyaz at Boxer ise işçi sınıfını çağrıştırıyor. Sovyetler
Birliği propaganda posterlerinde güçlü kuvvetli kaslı iri yarı ve gülümsüyen
işçiler olurdu. Boxer da öyle halinden memnun sisteme tamamen inanarak ölene
kadar çalıştı
Hayvanların söylediği “Beast of England”
şarkısı Komünist Enternasyonel, çiftliğe
gelip Napolyon ile iş yapan diğer çiftçiler de Almanya ve İngiltere’yi temsil
ediyor.
Hitler önce Stalinle saldırmazlık anlaşması
yaptı. Sonra 1941 de Rusya’ya saldırdı. O zaman Rusya mecburen İngilizlerin
tarafına geçti.
Savaşta 20 milyon Rus öldü ve Hitler Stalin
tarafından yenildi.
Hayvan Çiftliği bu savaş esnasında yazılmıştı.
Yayınevleri kitabı savaş sonuna kadar basmak istemedi. Çünkü köprüyü geçene
kadar ayıya “dayı” demek gerekiyordu. Saatalin’i eleştiren bir kitabın
basılması uygun değildi.
Amerika her zamanki gibi zaferi kendisi
üstlendi, şimdi artık Hitler’den krutulduklarına göre yeni düşman Rusya
olacaktı.
Savaş bitince kitap basıldı büyük başarı
kazandı. George Orwell bu kitabının başarısını gördü ama ondan sonra gelen
büyük bomba 1984’ün günümüze kadar gelen büyük ününü göremedi.
İngilizce konuşulan ülkelerde bu iki kitapta
okullarda okutuluyor ve çocuklara verilen demokrasi eğitiminin bir parçası
olarak görülüyor.
Masalın totaliter rejim eleştirisi olarak
okunması halinde bu Mr. Jones’un Çaralık R




.jpg)